ŞEHİTLER OLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ - Blogcu




Ordumuz, Türk birliğinin, Türk kudret ve kaabiliyetinin, Türk vatanseverliğinin çelikleşmiş bir ifadesidir

BELİRLİ GÜN VE HAFTALAR

SEHİTLERÖLMEZ:TÜRK TARİHİ VE MİLLETİNE  YAPILAN SALDIRILARA KARŞI BİR SAVUNMADIR....


Türk anası ne düşünüyor?

“... Zavallı valide ciğerparesini bir daha kokladı. Dedi ki: Hüseyin... Dayın Şıbka’da, baban Dömeke’de ağaların da sekiz ay evvel Çanakkale’de yatıyorlar. Bak son yongam sensin! Minareden ezan sesi kesilecekse, caminin kandilleri körlenecekse sütlerim haram olsun, öl de köye dönme. Yolun Şıbka’ya uğrarsa dayının ruhuna Fatiha okumayı unutma! Haydi oğul, Allah yolunu açık etsin.”

(Oğlu Asker Hüseyin'i teşyî' ederken [uğurlarken])

Sonbaharın aysız gecelerinden biriydi. Bulutlar birbiri üzerine yığılmış, hava toprakla bu bulutlar arasında sıkışmış, ağırlaşmış göğüs darlığı çeken insanlar gibi sıcak dalgalarıyla teneffüsü boğucu bir tazyik altına almıştı. Karanlık o kadar yoğun idi ki sakin yıldızlı geceler bu korkunç karanlığa nispetle adeta gündüz sayılabilirdi. Yağmur bardaktan boşanırcasına dökülüyor, şimşekler, gökleri yere indirecek gibi yıkıyor, parçalıyor, güya cenge koşan askerleri top ve bomba bombardımanlarına alıştırmak istiyormuş gibi kulakların zarını patlatacak derecede kesilmeksizin devam ediyor, yıldırımlar birbirine rekabet edercesine zikzaklı ve ateşli hatlar çizerek tesadüf ettiği tabii ve sınaî her tabyayı tahrib ve ihrakta olanca şiddetiyle çalışıyordu. Tabiatın kıyametten bir numûne olan bu dehşetli hengamesi arasında beşerin kudret ve azmine delil olacak bir askeri faaliyet, bütün intizamıyla, bütün sakinliği ve ihtişamıyla devam ediyor; harekâtına zerre kadar halel getirmeden bir dakikasını bile kaçırmıyordu.

Bilecik İstasyonu’nda bir askerî tren harekete âmâde idi, lokomotif istim hazinelerinde fazla geleni keskin bir hışırtıyla semâya savuruyordu, otuz iki vagon birbirine yapışmış, şanlı yolcularını taklid edercesine dizilmişti. 

İkinci kampana çalınmış olmalı ki vagonlara inen binen yok. Fakat askerî trenlerin ikinci kampanalarıyla üçüncü kampanaları arasında epeyce zaman geçtiğini biliriz. Sivil yolcu trenlerinin ân-ı hareketini ihtar eden kondüktörlerin “Tamam, tamam” nidaları askerî bir trenin harekete hazır olduğunu itham edemez. O sağdan saydıran, mevcudun adedini anlatan başka bir usule, başka bir ‘tamam’a tâbi olduğundan askerî memurlar bütün mevcudiyetleriyle çalışıyorlar, vazifelerini ikmâle uğraşıyorlardı.
Trenin tam karşısında ve kapısı açık kırk beşlik bir vagonun hizasında bir karaltı vardı, oraya mıhlanmış duruyordu. Abdulkadir Kemal bu karaltının ne olduğunu anlamak istemişti, evvela nöbetçidir diye hükmetti. Hakikatte bu bir evlâd-ı vatan bekleyen şefkatli bir anneydi.

Yanına yaklaştığı vakit, vücudu manevi kederlerin büktüğü bellerin rükû şeklini andırır bir şekilde biraz önüne doğru eğilmişti. Elinde bir değnekcik sırtında bağlı bir torba vardı. Karaltı, kendisinin sessiz lisanına ve inleyen kalbine tercüman olan mukaddes bir maksadla canlı bir abide gibi orada kakılmış kalmış bir Türk anasıydı. Yıldırımların salıverdiği kuvvetli projektörlerin aydınlığı sararmış, çizgili çehresini gösterdi. Başındaki örtü ıslanmış, çenesine, şakaklarına akçıl saçlarına yapışmıştı. Şimşek çaktığı her kısa zaman aralığında gözleri vagona yöneliyordu.

Abdulkadir yaklaştı:

- Valide burada ne duruyorsun? Sualiyle aşağıdaki konuşma başladı:

- Şimendiferde asker oğlum var; onu geçirmeye, selametlemeye geldim.

- Oğlun kimdir, nerelidir?

- Söğüt’ün Akgünlü köyünden, Osmancığın ana yatağından Mahmud oğlu Hüseyin...

- Çağırayım mı, görmek istiyor musun?

- Ona bir sözüm var, söyleyecektim. Zahmet olmazsa, sana duâ ederim. 

Abdulkadir vagona koştu. Bir künye okudu. Mahmud oğlu Hüseyin, Söğüt. Bir ses:

- Efendim. Benim Mahmud oğlu Hüseyin, Söğüt. Akgünlü’den.

- Gel oğlum, seni anan görmek istiyor.

Delikanlı vagondan atladı. Şimşeğin ışığı altında seçilebilen levendine bir vücud, filiz gibi bir boy, Hüseyin Polat, müheykel gibi hazır ol vaziyetinde sağ el selam ve ihtiram mevkiinde Abdulkadir’in karşısında emre âmâde idi. Beraberce yürüdüler. Muhterem validenin karşısında durdular. Hüseyin anasının elini öptü. Zavallı valide ciğerparesini bir daha kokladı. Dedi ki:

- Hüseyin... Dayın Şıbka’da, baban Dömeke’de ağaların da sekiz ay evvel Çanakkale’de yatıyorlar. Bak son yongam sensin! Minareden ezan sesi kesilecekse, caminin kandilleri körlenecekse, sütlerim haram olsun, öl de köye dönme. Yolun Şibka’ya uğrarsa dayının ruhuna Fatiha okumayı unutma! Haydi oğul, Allah yolunu açık etsin.” dedi.

Hüseyin bu sözleri kalbinin en derin ahd ve vefa yerine gömdüğünü îma eden bir saygı ile dinlemişti. Anasını ve Abdulkadir’i selamladı, gitti. Abdulkadir, bu büyük ruhlu kadınla yalnız kalmıştı, sordu:

- Valide demek ki sizin soyun erkekleri hep şehit oldular öyle mi?

- Yalnız bizim soy değil, oğul. Elli yıldır köylü, mezarlığa delikanlı gömemedi. Din dursun da; ko biz hep ölelim.

- Şimdi köyünüzde hiç erkek yok mu?

- Köyümüz bütün erkek dolu.

Bizi beğenemediniz mi, hiçbir işimiz geri kalmadı. Evvelden nasılsak yine öyleyiz, bağrımıza kara taş bağladık düşman mahvoluncaya kadar dayanacağız. Yaradanım bana o günü göstermeden canımı almasın dedi. Abdulkadir bu ulu validenin karşısında donmuş kalmıştı. Dayanamadı, gözlerinden iki iftihar damlası salıverdi ve bir îman ve kanaatle şu sözleri söyleyerek ayrıldı:

Milleti doğuran da ana, yaşatan da. Türk anası hâlâ oradaydı, trenin hareketini bekliyordu.
Harp Mecmuası Sayı: 17, s. 267, 269.

KIBRIS ŞEHİTLERİ 1

Kıbrıs'ta vatanın bölünmezliği uğruna hayatlarını hiçe sayarak büyük bir cesaret ve kahramanlıkla canlarını verip gökteki hilal ile yıldızı bayrak, toprağıda vatan yaparak kara toprağın bağrında sıra dağlar gibi yatan şehitlerimiz vatan savunmasını canlarından üstün tutmuş vatan sevgisini nesilden nesile anlatarak ruhlarını şad ediyorsak siz şehitlerimizin kahramanlığını vatanseverliğini de nesilden nesile anlatarak sizleri unutmayacağımız gibi unutturmayacağız da!

Sizlerin yeri çok güzel, şehitliğin her kişiye nasip olamayacağını biliyoruz, ama yokluğunuza dayanmak çok zor. Sizleri çocuklarınız; ana, baba ve eşleriniz rüyasında görüyorlar. Sizlere sarılıyor ama uyandığımızda göz yaşından başka birşey kalmıyor. İnsan engellerini aştıkta, kader engellerini aşamadık. Kader bu sahadet mertebesine ermiş arkadalarımızın geride bıraktıkları ve bizlere emanet ettikleri şehit eşleri, çocukları anne ve babaları ile malül gazilerimize sesleniyoruz. Derneğimize üye olmakla devletimizin bizlere tanıdığı her türlü maddi manevi katkılarının neler olduğu imkanlarına sahip olacak ve sizlerin üye olmasıyla daha da güç kazanacağız.

 



 

ŞEHİTLERİMİZ

1964 YILI ŞEHİTLERİ

ŞEHİTİN ADI SOYADI

DOĞUM TARİHİ

ÖLÜM TARİHİ

RESİM

Mehmet Mustafa Çoban

1920

1964

Ertan Ali

1945

1964

Hasan Tahir

1890

1964

Salim Tahir

1899

1964

Ziya Ali Tilki

1944

1964

Ayhan Hüseyin

1938

1964

Ali Fevzi

1902

1964

Cengiz Ratip

1933

1964

Halil Hasan

1915

1964

Hüseyin Niyazi

1938

1964

İbrahim Kazım

1946

1964

Kemal İbrahim Yahu

1946

1964

Kemal Mustafa Anatyulu

1934

1964

Mustafa Hasan Yorgancı

1914

1964

Münür Hilmi Şago

1916

1964

Turgut Sıtkı

1939

1964

Tahir Kani

1924

1964

Faik Cahit Sururi

1944

1964

Mulla Kani Salih

1880

1964

Osman Mehmet Ali

1910

1964

Kemal Hüseyin

1932

1964

Mustafa Kara Mehmet

1927

1964

Erol Mehmet Ali

1941

1964

Hüseyin Mustafa Patersan

1906

1964

Mustafa H. Hüsnü Abuzet

1934

1964

Bekir Ethem

1918

1964

Fahri Ahmet Hüdaverdi

1926

1964

Abdullah Haşim

1937

1964

Şerif Ali İbrahim

1924

1964

Ramadan Kazım

1902

1964

Ali Ahmet Barut Kaşıkçı

1901

1964

Mehmet Ahmet Sadrazam

1896

1964

Feride Mustafa

1917

1964

Cenan Kara Mehmet

1925

1964

Osman Süleyman

1885

1964

Fuat Hüseyin

1947

1964

Hasan Ahmet Kakuro

1910

1964

Mustafa Osman Çatalo

1925

1964

Osman Hasan

1920

1964

Osman Ahmet Kakuro

1904

1964

Nuh Ahmet

1936

1964

Ahmet Mehmet Veli

1913

1964

Ahmet Mustafa

1932

1964

Hamit İbrahim

1927

1964

İrfan Hasan Pilli

1929

1964

Hüseyin Vehbi

1910

1964

Kemal Ali Yorgancı

1927

1964

Muhittin Mustafa Yangın

1932

1964

Mehmet Asım Kalavaç

1943

1964

Muhammet Osman Besim

1939

1964

Osman Latif Dinçel

1942

1964

Osman Mulla Ahmet

1879

1964

Özkay Hamit

1951

1964

Salih Cevdet

1909

1964

Süleyman Recep

1925

1964

Tevfik Hüseyin

1944

1964

Adnan Ali Rıza

1925

1964

Asım Mulla Rasıh

1901

1964

Duriye Salih

1929

1964

Salih Tahir

1920

1964

Kazım Salih

1911

1964

Kemal Hüdaverdi

1928

1964

Gülseren Arif

1938

1964

Arif Hasan

1943

1964

Hasan Derviş Kamil

1943

1964

Ahmet Rahim Faruk

1927

1964

Emin İzzet

1948

1964

Mehmet Ali Galliga

1930

1964

Mehmet Ali Dede

1907

1964

Niyazi Hasan Kumarcı

1929

1964

Necip Behiç

1946

1964

Erol Hüseyin

1947

1964

Ahmet Hasan Dayı

1914

1964

Ekrem Namık

1941

1964

İbrahim Haşim

1900

1964

Mustafa İbrahim

1910

1964

Mehmet Mahmut Kasap

1915

1964

Fuat Mustafa

1941

1964

İbrahim Gazi

1932

1964

Mustafa Ahmet

1934

1964

Hüseyin Fikret Pipili

1910

1964

Saffet Mehmet Bağzıbağlı

1900

1964

Hüseyin Osman Foko

1931

1964

Önay Mehmet Ali

1944

1964

Savaş Behiç

1950

1964

Kerim Mustafa

1932

1964

Turgut Mehmet

1944

1964

Bayar Hüseyin Piskobulu

1934

1964

Erol İsmail

1933

1964

Özel Reşat Kansoy

1933

1964

Mehmet İdris

1906

1964

Memduh Sadık

1937

1964

Sadık Elmas

1916

1964

Ertuğrul Hasan Depreli

1926

1964

Enver Hüsnü

1941

1964

Fuat Hüseyin Yakup

1932

1964

Kemal Hüseyin Salih

1955

1964

Özkan Salim Eminağa

1946

1964

Osman Hüseyin Mani

1900

1964

Fikri Haşim

1935

1964

Havva Emirali

1911

1964

Emir Ali Hüseyin

1913

1964

Hasan İbrahim

1899

1964

İbrahim Ali

1914

1964

Behzat Hüseyin

1934

1964

Aytekin Zekai

1936

1964

Eybil Çetin

1942

1964

Nevzat Hüseyin

1936

1964

Osman Emir Ali

1938

1964

Hasan Hüseyin Dohnili

1929

1964

Esat Osman

1931

1964

İsmail Mehmet Hüseyin

1900

1964

Mustafa Salih Karaman

1897

1964

Mustafa Osman Akay

1940

1964

Caner Mehmet Ali

1945

1964

Fezile Ali

1920

1964

Hüseyin Halil Kavaz

1905

1964

Kamil Mehmet

1917

1964

Kaymakam Mazhar

1922

1964

Mehmet Ahmet

1920

1964

Mehmet Sinan

1905

1964

Pembe Mehmet Sinan

1910

1964

Taner Cemal

1957

1964

Zühtü Mehmet Emir Ali

1930

1964

Ali Dede

1900

1964

Ahmet Koca Mehmet

1925

1964

Hasan Mustafa Barboçolli

1942

1964

Ahmet Mustafa Meddi

1907

1964

Abdullah Emirzade

1935

1964

Ali Musa

1933

1964

Ali Hüseyin Genç

1930

1964

Bayar İbrahim

1941

1964

KIBRIS ŞEHİTLİĞİ



Ayvasıl Anıtı


Karaoğlanoğlu Şehitliği


Tekke Bahçesi Şehitliği


Muratağa Katliam Çukuru


Muratağa ve Sandallar Köyleri Toplu Mezarlığı




Ortaköy Şehitliği



Atlılar Toplu Mezarı


Boğaz Şehitliği



GÜNEYDEKİ BAZI ŞEHİT KABİRLERİ

Güney'de bulunan Şehitliklerimize Devletimizin acil olarak sahip çıkmasını bekliyoruz. 31 yıldan beri Güney'de yıllarca bakımsız kalan vede Rumlar tarafından tahrip edilen yüzlerce Şehit mezarlarımızın durumu çok vahimdir. Şehit yakınları biran önce Kabirlerinin tamirini bekliyor. Aziz Şehitlerimizin kemiklerini sızlatmamak için insanlık adına bir an önce gerekenin yetkililer tarafından yapılmasını bekliyoruz.

 


ALAMİNYO KATLİAM ÇUKURU



GEÇİTKALE ŞEHİTLİĞİ


LARNAKA ŞEHİTLİĞİ


TUZLA ŞEHİTLİĞİ


GEÇİTKALE ŞEHİTLİĞİ


BAF ŞEHİTLİĞİ


BAF ŞEHİTLİĞİ


LİMASOL CAMİ İÇERİSİNDEKİ ŞEHİT MEZARLARI


LİMASOL ŞEHİTLİĞİ

                                        BAZI KATLİAMLARDAN ACI GÖRÜNTÜLER


KUMSAL KATLİAMI


ATLILAR KATLİAMI



AYVASIL KATLİAMI


BAF KATLİAMI


MURATAĞA KATLİAMI

KIBRIS ŞEHİTLERİ 2

ŞEHİTLERİMİZ

1965-1973 YILI ŞEHİTLERİNİN LİSTESİ

ŞEHİTİN ADI SOYADI
DOĞUM TARİHİ
ÖLÜM TARİHİ
RESİM
Kenan Münür
1945
1965
Necmi Mehmet
1940
1965
Hüseyin Kara Ali
1944
1965
Ergün Abdullah
1944
1965
Kamil Hüseyin Kalaycı
1921
1965
Mehmet Halil Hacı Musa
1926
1965

Ali Mehmet Ataker

1946
1965
Tünay Cevdet
1945
1965

Fuat Hüseyin (Ekmekçi)

1927
1965
Ramadan Şekerali
1932
1965

Özdemir Mehmet

1950
1965
İsmail Hüseyin
1933
1965
Mehmet Kadir Emir
1911
1965
Mehmet Oğuz
1937
1965
Sonay İsmail Beyzade
1943
1965
Özkan Mustafa
1945
1965
Zihni Hasan
1905
1965
Şefik Hilmi
1948
1965
Ahmet Ali Ratip
1910
1965
Necati Osman Nuri
1930
1965
Salih Mehmet Emin
1910
1965
Hasan Cemal
1916
1965
Ahmet Yaşar Ali
1943
1966
Cemal Adanalı
1936
1966
Müesser Kemal
1931
1966
Salih Mustafa Koyutürk
1941
1966
Şükrü Hasan
1936
1966
Salih Halil Finikeli
1936
1966
Gültekin Şengör
1935
1966
Mehmet Salih Mustafa
1947
1966
İbrahim Ahmet
1949
1966
Halil Ali Fellah
1929
1966
Hamza Mehmet
1922
1966
Cemal Ekrem
1949
1966
Mehmet Emin Salih
1908
1966
Sami Hüseyin
1915
1966
Yusuf Ahmet Alçıcı
1925
1966

Erdal İbrahim

1943
1966
Mustafa Ahmet Şahbaz
1906
1966
Mahmut Tahsin
1937
1966
Ahmet Arnavut
1919
1966
Hüseyin İbrahim Paterson
1925
1966
Hasan İbrahim Ali Basdi
1927
1967
Şevket İbrahim Ali
1931
1967
Hasan M. Pilot
1931
1967
Osman Hasan
1936
1967
Gülbahar Aziz
1934
1967
Hasan Mehmet Gazovalı
1953
1967
Tahir İbrahim
1905
1967
Kamil Şükrü
1923
1967
Mustafa Öcal Ürer
1940
1967
Mehmet M. Defteralı
1926
1967
Onur İbrahim
1956
1967
Hüseyin Cemal
1946
1967
Osman Hasan Ali
1934
1967
Ergün Mehmet
1946
1967
Ali Hüseyin Gürler
1918
1967
Mehmet Mehdi Ziba
1909
1967
Fuat Mulla Salih
1916
1967
Şükrü Redif
1910
1967
Şefik Şükrü
1947
1967
Gazi Hasan
1945
1967
Sedriye Memduh
1937
1967
Bülent Memduh
1955
1967
Cemal Mehmet Kanizi
1948
1967
Halil İsmail
1955
1967
Fevzi Mustafa
1935
1967
Mehmet Fevzi
1958
1967
Mustafa Fevzi
1959
1967
Altay Hüseyin
1947
1967
Cemal Hasan
1927
1967
Mustafa Yusuf
1945
1967

Günfer Hasan

1949
1967
Murat Mustafa
1950
1967
Kadri Rasıh Ahmet
1918
1967
Denizer Mustafa
1957
1967
İsmail İbrahim Cin
1948
1967
Bayram Mehmet Gunni
1950
1967
Mustafa Hüseyin Muharrem
1939
1967
Mehmet İbrahim
1949
1967
Bayram Mani
1936
1967

Hasan Hüseyin Kanizi

1941
1967
Kasım Ali
1949
1967
Halil Mustafa
1938
1967
Hüseyin Mevlit
1936
1967
Hüseyin Hamza
1911
1967
Hüseyin Hasan
1949
1967
Mehmet Salih Şakir
1941
1967
Mustafa Hasan
1950
1967
Mehmet Emin Sait
1877
1967
Remzi Cemal
1940
1967
Eray Mehmet
1949
1967
Osman Şevket
1948
1967

Cemal Hasan Mani

1949
1967
Osman Hasan Mavri
1905
1967
Hasan Veleddin
1919
1967
İsmail Şakir
1913
1967
Cemaliye Hüseyin
1882
1967
Mustafa Bekir Koççini
1897
1967
Hüseyin Aziz Batsali
1877
1967
Meryem Süleyman
1877
1967
Yıldıray Hasan
1945
1967
Kemal Mustafa İmam
1927
1967
Salahi İzzet
1910
1968
Kamil Hasan
1917
1968
Mustafa Mehmet
1949
1968
İsmail Ahmet
1945
1968
Ayhan Ahmet
1951
1968
İbrahim Hasan Ananiya
1935
1968
Vedat Saffet
1935
1969
Kemal Musa
1922
1969
Ahmet Yusuf
1912
1969
Salahi Mehmet
1940
1970
Mustafa Cemal
1944
1970
Ahmet Süleyman
1939
1970
Özer M. Ali
1947
1971
Hüseyin Salih
1933
1971
Niyazi Ramadan
1950
1971
Bayram Selim
1930
1971
Hasan Hüseyin Ali
1952
1971
Hüseyin Cemal
1951
1971

Mehmet Şah Sadık

1922
1971
Süleyman H. Çoli
1913
1972

Ömer Mustafa Cambaz

1950
1972
İbrahim Şefik
1931
1972
Cahit Aziz
1929
1972

Seyit Ali Darbaz

1946
1972
İlter Mustafa
1953
1972
Besim Hüseyin
1952
1972
Cafer Mustafa
1955
1972
Erdoğan Ali Selim
1939
1973
Hüseyin Ahmet Hes
1934
1973
Mustafa Hüseyin
1926
1973

 


şehitler ölmez vatan bölünmez

Onlar, delikanlı çağında, millet ve vatan aşkıyla ellerine silah aldılar. Hepsi birer ana kuzusuydu ama tüfek kuşanıp da, bölücü kurşunlarına karşı göğüslerini siper ederken arslan kesildiler. Damarlarındaki kan “deli” gibi akarken tek düşünceleri vardı: Bin yıllık Türk yurdunu bölmek isteyen gafillere karşı durmak! Albayrağın gölgesinde nöbet tutarken can verip şehitlik mertebesine eriştiler img149/1954/test01ld5qo5.jpg
« Önceki :: Sonraki »

Image Hosted by ImageShack.us

Tedhiş ancak tedhişle mağlup edilebilir.Bu dünyada yalnız cesur ve azimli insanlar galip gelmiştir.Ve biz öyle kuvvetli,öyle asil,öyle yüce bir fikir için mücadele ediyoruz ki bu son damla kanımızı akıtıncaya kadar savunmaya layıktır.Aklın bittiği ve sustuğu yerde son karar savaşa aitir ve en iyi savunma hucumdur.

Bugun Türk bayrağını yakarak ,

Vatanima göz dikerek ,

mehmetciğime ates edederek mutlu olacaklarını sanan gafillere,

teröristlere  ve nankörlere sadece üç kelimelik bir mesajı var Türk Gençliği'nin

UNUTMAM,UNUTTURMAM,AFFETMEM

Buyuzden varız ŞEHİTLER ÖLMEZ

free web hit counter
Ne Mutlu Türk'üm Diyene