ÇANAKKALE'DE ŞEHİT MEKTUPLARI - ŞEHİTLER OLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ - Blogcu




Ordumuz, Türk birliğinin, Türk kudret ve kaabiliyetinin, Türk vatanseverliğinin çelikleşmiş bir ifadesidir

BELİRLİ GÜN VE HAFTALAR

SEHİTLERÖLMEZ:TÜRK TARİHİ VE MİLLETİNE  YAPILAN SALDIRILARA KARŞI BİR SAVUNMADIR....


28/7/2006

ÇANAKKALE'DE ŞEHİT MEKTUPLARI

Siz Anadolu’daki şu yoksulluğa bakın ki bir şehidin kurşun deliği açılmış bir kalpağı, altı delinmiş bir potini, eprimiş bir gömleği bile satılacak kadar değerli, öte yandan ailesi de onun parasına muhtaç olacak denli fakir. Peki ya satılmak üzere açılan bavuldan bir şehidin mektupları çıkarsa!..
Bir şehid ki her şeyi mezada çıkarılsa, mektuplarına asla değer biçilemez. Çünkü o mektuplarda yalnızca kan, et ve kemik kokusu değil, kocaman hasretlerin derin aşklarını yüklenmiş bir gönül vardır.
O mektuplar ki kurşunların birbirini vurduğu, güllelerin havada göğüs göğüse geldiği cehennemî seslere sükunet verir, vatan aşkını hasretle anılan bir isme bağlayarak cesarete dönüştürür.
Kalbinin üstünde böyle bir mektubu saklayan askerin, ‘vatanı için yapabileceği hangi fedakarlık’ vardır diye sorulamaz elbette; o hepsini sırayla yapar ve canını en son verir. Çanakkale Mahşeri’nden okuyalım:

“Bu anda dışarda koşuşma başladı; eski askerler, “Saya geldi! Saya geldi!” diye birbirlerine bağırıyorlardı. (...) Binbaşı Abdülkadir, meraklı bakışlarını Binbaşı Lütfi’ye çevirince, o da bilgi vermek mecburiyetini hissetti.

-Sai gelmiş. İzmir’in köylerinde dolaşır; askerlere gönderilecek mektupları, küçük emanetleri toplar, getirir; sahiplerine verir. Sırdaş olduğu için de sevgililer selamlarını ona emanet ederler. Bu da onun gelişini çok değerli yapar.

Askerler etrafına toplanınca, Sai sağ elini heybenin bir gözüne soktu; bir mektup çıkardı ve bağırdı:

Mehmet oğlu Kara Ali!?..

Değişik yerlerden sesler yükseldi:

-Cennet-i A’lâ’da!..

-Mertebesine erdi!..

Mektubu heybenin diğer gözüne attı. Tekrar bir mektup çıkardı:

-Alsancak’tan Hayati oğlu Salim!

Kalabalığın arasından birisi elini uzatarak bağırdı:

-Ver! Buradayım!..

Yanındaki asker, Salim’in sırtına hafif bir yumruk vurdu:

-Kimden geliyor?!..

-Dur, hele zarfın arkasını okuyayım.

Eline yeni bir mektup alan Sai, yüksek sesle bağırdı:

-Kadir oğlu Hüseyin!..

Değişik yerlerden cevap geldi:

-Şehit!..

-Şehit!..

Onu da diğer göze attı; bu kere işlenmiş bir mendil çıkardı:

-Hasan oğlu Rafet!..

-?!..

Hiç ses çıkmayınca Sai tekrarladı:

-Hasan oğlu Rafet!?..

Tanıyanı kalmamıştı. Sai’nin yüz hatları değişti. Gözleri dalan Binbaşı Abdülkadir karargaha girdi; onu takip eden Binbaşı Lütfi kapıyı örttü; ama az da olsa Sai’nin sesini hâlâ duyuyorlardı:

-Musa oğlu Muharrem!..”(1)

Tarihini bilmeyen milletler kendilerine efsaneler uydurur ve gitgide efsanelere sığınmaya başlarlar. Yukarıdaki satırlar henüz hatıra ve tarih iken derlendiği için bahtiyarız. Ya kaybolup gitselerdi!..
                                Şehit Muallim Hasan Ethem'
Çanakkale cephesine gönüllü katılmış yedek subay Muallim Hasan Ethem'in şehitlik mertebesine ermeden az evvel anasına yazdığı ve oradaki askerlerin manevi iklimini aksettiren mektubunun bir parçası:
"Valideciğim!
4 asker doğurmakla müftehir şanlı Türk annesi!
Nasihatamiz mektubunu Divrin Ovası gibi güzel, yeşillik bir ovacığın ortasından geçen derenin kenarındaki armut ağacının gölgesinde otururken aldım. Tabiatın yeşillikleri içinde mest olmuş ruhumu bir kat daha güçlendirdi. Okudum, okudukça büyük dersler aldım. Tekrar okudum. Şöyle güzel bir vazifenin içinde bulunduğumdan sevindim.

Gözlerimi biraz sağa çevirdim. Güzel bir yamacın eteklerindeki muhteşem çam ağaçları kendilerine mahsus bir sada ile beni müjdeliyorlardı. Nazarlarımı sola çevirdim; çığıl çığıl akan dere, bana validemden gelen mektuptan dolayı gülüyor, oynuyor, köpürüyordu.

Şu anda bu güzel çayırın koyu yeşil bir tarafında, çamaşır yıkayan askerlerim saf saf dizilmişler. Davudi sesli yiğit bir ezan okuyordu. Herkes, herşey, bütün mevcudat onu, o mukaddes sesi dinliyordu. Ezan bitti, o dereden ben de bir abdest aldım. Cemaat ile namazı kıldık.

'-Ey yerlerin ve göklerin Rabbi! Ey şu öten kuşun, şu gezen ve meleyen koyunun, şu secde eden yeşil ekin ve otların, şu heybetli dağların Halikı! Sen, bütün bu müslüman Türk milletine verdin. Yine onlarda bırak! Çünkü böyle güzel yerler ve şu nimetler, seni takdis ve senin yüceliğini tasdik eden bu millete mahsustur.

Ey benim Rabbim! Şu kahraman askerlerin bütün dilekleri, senin ism-i celalini İngiliz ve Fransızlar'a tanıtmaktır. Sen bu şerefli dileği ihsan eyle ve huzurunda titreyerek böyle güzel ve sakin yerde sana dua eden bu askerlerin süngülerini keskin, düşmanlarını zaten kahrettin ya, bütün bütün mahveyle!..' diyerek dua ettim ve kalktım.. Artık benim kadar mes'ut, benim kadar bahtiyar kimse tasavvur edilemezdi...

Valideciğim, çamaşır falan istemem, paralarım duruyor.

ALLAH RAZI OLSUN

4 Nisan 1915

Oğlun HASAN ETHEM... "

Şehit Kınalı Ali


Üst teğmen Faruk cepheye yeni gelen askerleri kontrol ediyor bir taraftan da onlarla sohbet ediyordu. Bir ara saçının ortası sararmış bir çocuk gördü. Merakla “Adın ne senin evladım?” der. Çocuk “Ali” diye cevap verir.

“Nerelisin?” der. Ali “Tokat Zilede'nim” der. “Peki evladım bu kafanın hali ne?” Ali “Anam cepheye gelirken kına yaktı komutanım.” der.

“Neden?” der komutan. Ali “Bilmiyorum komutanım” der. “Peki gidebilirsin Kınalı Ali” der. O günden sonra herkes ona Kınalı Ali der. Herkes kafasındaki kınayla dalga geçer. Kısa surede cana yakın ve cesur tavırlarıyla tüm arkadaşlarının sevgisini kazanır.

Bir gün ailesine mektup yazmak ister. Ali'nin okuma yazması da yoktur. Arkadaşlarından yardım ister ve hep beraber başlarlar yazmaya: “Sevgili anne babacığım, ellerinizden öperim. Ben burada çok iyiyim; beni merak etmeyin” diye baslar. Kardeşlerini, köydekileri sorduktan sonra, kendilerini merak etmemelerini, kendileri var oldukça düşmanın bir adım bile ilerleyemeyeceğini yazdırır.

Gururla mektubu bitirir; neden sonra aklına gelir ve yazının sonuna anasına NOT düşer: Ali’nin kendisinden hemen sonra askere gelecek bir kardeşi daha vardır. “Anacağım, kafama kına yaktın; burada komutanlarım ve arkadaşlarım benle hep dalga geçtiler. Sakın kardeşim Ahmet’e de yakma, onunla da dalga geçmesinler. Ellerinden öptüm” diye bitirir. Aradan zaman geçer İngilizler kati netice almak için tüm güçleriyle Gelibolu'ya yüklenirler. Bu cepheyi savunan erlerimiz, teker teker şehit düşmüşlerdi. Bunlara takviye olarak giden yedek kuvvetlerde yeterli olmamış, onların sayıları da epey azalmıştı. Gelibolu düşmek üzereydi. Kınalı Ali’nin komutanı da olayı görüp yerinde duramıyordu. Kendisinin bölüğü henüz sıcak temasa hazır değildi. Onlar yeni gelmişti, onları insan bedeninin sungu ve mermilerle orak gibi biçildiği bu yere dua ediyordu. Komutanlarının bu düşünceli halini gören ve durumun vahametini bilen Kınalı Ali ve arkadaşları komutanlarına yalvar yakar oraya gitmek istediklerini söylerler. Komutanları onları ölüme gönderdiğini bile bile çaresiz gönderir. Kınalı Ali'nin bölüğünden kimse sağ kalmaz, hepsi şehit olmuştur. Aradan zaman geçer. Kınalı Ali'nin ailesine yazdığı mektubun cevabı gelir. Komutanları buruk ve gözleri dolu dolu mektubu açıp okumaya karar verirler. (Bu mektubun aslı Çanakkale müzesinde sergilenmektedir.) Babası anlatır.  “Oğlum Ali nasılsın, iyi misin? Gözlerinden öperim, selam ederim. Öküzü sattık, paranın yarısını sana, yarısını da cepheye gidecek kardeşine veriyoruz. Şimdi öküzün yerine tarlayı ben sürüyorum. Zaten artık Zahire’ye de fazla ihtiyacımız olmadığı için yorulmuyorum da. Siz sakın bizi merak etmeyin, bizi düşünmeyin” der ve koyu akrabalarını anlatır ve mektubu bitirir. “Ali, ananın da sana diyeceği bir şey var.” “ Oğlum Ali, yazmışsın ki ‘Kafamdaki kınayla dalga geçtiler, kardeşime de yakma’ demişsin. Kardeşine de yaktım. Komutanlarına ve arkadaşlarına söyle senle dalga geçmesinler. Bizde 3 şeye kına yakarlar. Gelinlik kıza; gitsin ailesine çocuklarına kurban olsun diye. Kurbanlık koça; ALLAH’A kurban olsun diye. Askere giden yiğitlerimize; vatana kurban olsun diye... Gözlerinden öper selam ederim. ALLAH’A emanet olun” 

Mektubu okuyan Ali’nin komutanı ve diğerleri hıçkıra hıçkıra ağlamaktadırlar...

 

                                                Şehit   Mehmet Tevfik ,
2 Haziran 1916 tarihinde Yüzbaşı (Kolağası) Mehmet Tevfik , Çanakkale harbinde bir İngiliz mermisiyle yaralanmış ve şehit olmadan önce şu mektubu yazmıştır.

“Sebeb-i Hayatım,

Sevgili babacığım ve Valideciğim!

Arıburnu’nda ilk girdiğim müthiş muharebede sağ yanımdan müthiş bir İngiliz kurşunu geçti.Hamdolsun kurtuldum.Fakat bundan sonra gireceğim muharebelerden kurtulacağıma ümidim olmadığından bir hatıra olmak üzere , şu satırları yazıyorum.

Hamd-ü senalar olsun cenab-ı Hakk’a ki,beni bu rütbeye kadar ulaştırdı.Yine mukadderat-i İlahiye olarak beni asker yaptı.Sizde ebeveynim olmak dolayısıyla ,beni vatan ve millete hizmet etmek için nasıl yetiştirmek lazımsa öyle yetiştirdiniz…Sizlere çok teşekkür ederim.

Şimdiye kadar milletin bana verdiği parayı bugün hak etmek zamanıdır.Vatanıma olan mukaddes  vazifemi yerine getirmeye çalışıyorum.Şehitlik rütbesine kavuşursam  , Cenab-ı Hakk’ın en sevimli kulu olduğuma kanaat edeceğim.Asker olduğum için , bu her zaman bana pek yakındır.Sevgili babacığım ve valideciğim,göz bebeğim olan zevcem Münevver ve oğlum Nezihciğim önce Cenab-ı Hakk’ın sonra sizin himayenize bırakıyorum…Bana hakkınızı helal ediniz.Ruhumu şad ediniz.Refikama yardımcı olunuz.

Hepiniz her gün beş vakit kılınız…Ruhuma fatiha okuyarak beni sevindiriniz…

Elveda,elveda, cümlenizi Cenab-ı Hakk’a tevdi ve emanet ediyorum.Ebediyen Allah’a ısmarladık.Sevgili babacığım ve valideciğim.”

Oğlunuz

Mehmet Tevfik

19 Mayıs 1331 (1915)

                                                                          ŞEHİT İSİMSİZ KAHRAMAN

"Huzura,
Ben, vatan ve millet uğrunda bana düşen vazifeyi ifa ettim. Artık gerisini size terk ediyorum. Ben cümlenize hakkımı helâl ettim. Tabiidir ki, siz de helâl edersiniz.Hemşiremin, Ziya'nın kemali hasretle gözlerinden öperim.
Muhterem amcamın ellerinden öperek dualarını her zaman beklerim. Çoluk çocuğumu evvel Cenab-ı Hakka sonra da vatana, millete ve sizlere emanet ederim. Sevgili valideme, çocuklarıma güzel bakınız. Arzularına himmet ediniz. Maaşlarının tahsisi için icap eden muamele ifası bakımından arkadaşlardan alayımızın tabur katibi ki, ayni zamanda alay katibi bulunan Hasan efendiye yazdım. Bulunduğum fırkanın kumandanı Miralay Remzi Bey'dir. Alay Kumandanı Binbaşı Halil Bey'dir. Bu isimler size lâzım olursa kendileri ile muhabere edersiniz. Binbaşımız Şevki Bey de benim gibi tehlikede bulunduğu için sağ kalırsa ona da müracaat edersiniz. Kolordu Kumandanımız malûm olduğu üzere Esat Paşa hazretleridir.
Havva Hanım hakkında lâzım gelen muamele için kâtip efendiye yazdım. Sana çok rica ederim, efradı ailemi ve validemi hiçbir vakit üzme, daima rıfk ile muamele et. Bana acımasınlar. Ben mukaddes vatan vazifem uğrunda terki can ettim, bahtiyarım. Cenabı Hak sizleri de bahtiyar eylesin. Baki cümlemizi Cenabı Hakka emanet ederim, sevgili kardeşim."
Mektubun altında imza yok. İsimsiz bir şehit. Allah makamını Cennet etsin. Şimdi bu isimsiz şehidi, şehit olmazdan önce yazdığını nasıl anlatabileceksiniz? Onu hangi cümlelerle tahlil edeceksiniz? O, Büyük bir Ahlâk Abidesidir der, noktayı koyarsınız.
Hülasa, Çanakkale topraklan bugün birçok devletin abidesini taşır. Bunların en heybetlisi Mustafa Kemal'in dediği gibi "Bu toprakları Türk sınırları içinde bırakmakla, Mehmetçiğin kendi diktiği anıttır

                                                   

                                                        ŞEHİT ÜSTTEĞMEN ZAHİT

                                                        Gönderilemeyen Mektup

Bilirsiniz şehitler kanlı elbiseleriyle defnedilir. Kanlı elbiseleri, onların beraat kararları gibidir. Allah'ın huzuruna onunla çıkarlar.
Ve bir şehit. Defnedilmeden önce üstü arandığında mübarek kanına bulanmış bir mektup çıktı cebinden. Karısına hitaben yazmış, ancak gönderecek zamanı olmamıştı.
Şehidin adı Zahit, rütbesi üsteğmen. O zamanki deyişle "Mülâzim-i Sani Zahit Efendi..."
Mektubun bugünkü dille özeti şöyle:
"Aziziye (Pınarbaşı) İlçesi'nin Kılıç Mehmet Bey Köyü'nden Ahmet Efendi kızı eşim Hanife Hanıma...
"İşte bugün seferberlik ilan edildi. Ben hem kendim, hem mesleğim itibariyle tam bir asker, hem şerefli bir askerim.
"Asker olmam nedeniyle, sevgili vatanımı savunmaya gidiyorum. Gidip gelmemek, gelip bulmamak var. Her şey insan içindir.


 

Aziziye (Pınarbaşı) İlçesi'nin Kılıç Mehmet Bey Köyü'nden Ahmet Efendi kızı eşim Hanife Hanıma...
"İşte bugün seferberlik ilan edildi. Ben hem kendim, hem mesleğim itibariyle tam bir asker, hem şerefli bir askerim.
"Asker olmam nedeniyle, sevgili vatanımı savunmaya gidiyorum. Gidip gelmemek, gelip bulmamak var. Her şey insan içindir.
"Böyle olmakla beraber, şu vasiyetnameyi yazmak hemen ölmek demek değildir.
"Yüce Allah ve İlahi mukadderat bir birimizi önceden tanımadığımız ve bilmediğimiz halde, uzak memleketlerden bizi bir birimize nasip etti. Allah'ın emrine ve Peygamber'in kavline uygun olarak nikahımız kıyıldı. Yaşadığımız sürece geçimimizi sağlamaya çalıştım. Fakat, bizi toparlayıp bir araya getiren devletimiz harp ilan etti. Ben de vatanım ve milletim uğruna harbe iştirak ediyorum. Eğer şehit olursam, Büyük Allah'ım ruhlarımızı birbirine kavuşturur.
"Vatan uğruna şehit olursam bana ne mutlu. Böyle bir hal olduğunda mevcut olan eşyam ve taşınabilir mallarımdan mihri müeccelinizi almanız için sizi vekil tayin ediyorum. Eğer bunlar yetmezse hakkınızı helal edeceğinize ve beni borçlu yatırmayacağınıza eminim.
"Birbirimize verdiğimiz sözlerden dönmemenizi ister ve umarım. Ruhuma bir mevlit okutmak vicdanınıza kalmıştır. Kendim için başka bir şey istemiyorum. Şehitlik bana yeter.
"Mektubumu aldığınız zaman, yüksek sesle ağlamanıza razı değilim."
(Bu mektubun içinden, aziz şehidin biricik yavrusu Nadide'ye ait kırmızı kurdele ile bağlı bir demet sarı saç bulunmuştur)

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

KONU İLE İLGİLİ GÖRÜŞLERİNİZİ YAZINIZ! :: Arkadaşına Gönder!

28 MESAJ BIRAKILMIŞTIR

  1. Yazan: TARİHİMLE GURUR DUYUYORUM | Tarih: 20/10/2009
    Konu: Çanakkale
    Paylaşım için çok teşekkürler bunları okuyunca milletim ve tarihimle tekrar tekrar gurur duydum.Fakat şimdi ki milletimizin tarihine önem vermediğini görünce öfkeyle doluyorum va aksine bir zamanlar kendilerine ya da direkt olmasada kendi milletlerine; etmedikleri işkence kalmayan devletlerle dostluk kurma çabasındalar.Bu çok üzücü ve gurur kırırcı bir durum. Biz boşunamı milyonlarca şehit verdik, boşunamı milyonlarca ana kınalı kuzusundan ayrı düştü,o kadar çocuk öksüz kaldı.İşte bu da Türk milletinin en bilindik özelliği;geçmişte kendilerine yapılan şeyleri çok çabuk unutuyolar!!Lütfen tarihimize,verdiğimiz vatan uğrunda ölen şehirlerimize saygı duyaylım ve onlara yapılmış bizede yapılmış deyip geçmişte yaşanan olayları unutmayalım !!

    Bağlantı »

  2. Yazan: isimsiz | Tarih: 24/8/2009
    Konu: şehitlik
    Çanakkale Gelibolu tarafındaki şehitleri gezdik. Çok bakımsızdı. Şehitliklerdeki mermer üstüne yazılmış önemli ve tüm dünya tarihine geçmiş kahramanlıkları anlatan değerli yazıların silindiğini gördüm. 1 TL'ye siyah boya alıp mermer üstündeki silinen yazıları düzeltmekten aciz bir yönetimi şiddetle kınıyorum. İsterlerse ben 1 TL'ye siyah boya alıp yazıları okunaklı hale getireyim. Ama tüm dünyaya rezil olmayalım lütfen. Yetkililerin dikkatine sunuyorum. 1 TL'ye boya alıp boyamayan, uzaklardan gelip şehitlikleri ziyaret etmek isteyen insanları kıran kişilere lütfen hesap sorun. Bir kez boyandığında en az 6 ay okunaklı halde durabilecek mermerüstü yazıların nasıl olur da boyanmadığına şaşırdım ve üzüldüm. Çocuklarımız yazıları okuyamadı. Milyonlarca şehidin kanıyla korunmuş topraklarımıza ve şehitlerimize büyük saygısızlık. Tüm dünya tarih kitaplarında yazan kahramanlarımızı görmek için gelenlerin karşılaştıkları manzara gerçekten üzüntü verici.

    Bağlantı »

  3. Yazan: maviş | Tarih: 6/3/2009
    Konu: ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ
    ÇOK GÜZEL AMAAAAAAAA HANİ O BÖYLE ŞİİRLER YAZAN YER VARDI YA BEN ORAYA ÇOK GÜZEL BİRŞEY YAZCAKTIM BENDE4 BİR TÜRK ÇOCUĞUYUM BENİMÖDE ORAYA ŞİİR YAZMAM LAZIM LÜTFEN YAZIYIM LÜTFEN ÇOK İSTİYORUM.

    Bağlantı »

  4. Yazan: ervanur | Tarih: 9/2/2009
    Konu: çanakkale şehitleri
    bence bu siteyi iyki yapmışlar hem şehitlerimizin anısı web'de bile yaşanır hale getiriyor.İnsan onların anılarını okurken onların yannda hissediyor kendini

    Bağlantı »

  5. Yazan: isimsiz | Tarih: 27/1/2009
    Konu: KEFENSİZ MEHMETÇİKLER
    Bu kadar şehitin kanıyla oynadınız!
    Hiç de utanmadınız!
    Kahrolsun terör!
    Kahrolsun pkk!
    O kadar kefensiz yatıyor!
    Kaç yuva yıkılıyor!
    Kaç yavrucak babasız kalıyor!
    Hiç düşünmüyorlar,
    Bu çocuklar noluyor???
    Çoğunuz diyor,
    Kahrolsun pkk!
    Kahrolsun pkk!
    Sözde demeyin!
    Özde deyin!
    Bir tabur toplansa,
    Dense haydi savaşa!
    Kaç kişi gelecek
    Yuvasını bırakıp???
    Kaç kişi gelecek
    Sevgilisini bırakıp???
    Kaç kişi gelecek
    Yavrusunu bırakıp???
    Kaç kişi gelecek
    Anasını bırakıp???

    Bağlantı »

  6. Yazan: isimsiz | Tarih: 27/12/2008
    Konu: Esselamun aleyküm
    Allah inşallah bizlerede şahadet şerbeti içmeyi nasip eder. Allah hepsinden razı olsun..

    Bağlantı »

  7. Yazan: isimsiz | Tarih: 17/12/2008
    Konu: şehitlerimizz
    onlear diğil kör kurşunla topla tüfekle ğelinse üzerlrine yıkılmayacak türk asakerleridr.ulu önderin vatanı gözü arkada kalmadan emanet ettiği türk askeri.işte o türk askerleri warya bizim türk ulusunun başında taşınacak kınalı kuzular.onlar bizim herşeyimiz.hazinemiz elmasımız.we ben kendi adıma söz weriyorum bu elmasları bu çok ama çok değerli hazineyi koruyacağima sözzzzzzzz weriyorum.söz.atam ğözün hiç arakada kalmasın sen çok rahat yat.bu watanı buğüne kadar kimse bölemedi bölemezlerde.bu watan asla bölünmezzzzzz.böldürmeyeceğiz.ben telewizyonda her şehit haberi aldığımda birkat daha parçalanıyor içim ama sonra dik durup atanın bu ülkeyi bıraktığı gibi kalması için kendime söz weriyorum.watan bölünmez şehitler ölmezzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzz

    Bağlantı »

  8. Yazan: isimsiz | Tarih: 10/11/2008
    Konu: ölmeyen şehitlerimiz
    onlar hiçbi zamanbizim için ölmedi ölmeyecekte. biz onları kalbimizde gönlümüzde yaşatacağız ŞEHİTLER ÖLMEZ VATN BÖLÜNMEZ...

    Bağlantı »

  9. Yazan: sibel | Tarih: 31/10/2008
    Konu: sözümüz
    bu teröre asla bırakmayacağız vatanımızı toprağımızı milletimizi bu vatan bu topraklar türk milletinin ve öyle kalcaktır şehitler ölmez bu vatan bölünmez

    Bağlantı »

  10. Yazan: meve | Tarih: 13/10/2008
    Konu: kınalı ali
    gercekten hepsi çok güsel hazırlayanların ellerine ve yüreğine sağlık... unutmayın ki biz her nekadar şahit düşenleri tanımasakta onlar bizi koruyor onlar şahadet şerbetini içmeye askere gidiyor ve her nedense sadece onlar ''VATAN SAĞOLSUN '' diyor.bn bu yazıları okurken gözyaşlarım farkında olmadan aktı gitti çünkü bu hem bizim hemde türk milleti için dayanılamaz bir konu. devletten tek isteğim bu hususta bir çağre bulunması ve şehit analarının babalarının kısacası türk milletinin ağlamamasını istiyorum !!!!NOT!!!!=NİÇİN BU ŞEHİT OLAN ASKERLERİMİZ ÜST SEVİYEDE OLAN İŞ ADAMLARININ OĞLU OLMUYORDA TARLADA SEFERBER OLAN GEÇİMİNİ SAĞLAYAMAYAN AİLELERİMİZDEN ÇIKIYOR BUNA BİR DUR!! DEMENİN ZAMANI GELDİDE GEÇİYOR ARTIK BİRŞEYLER YAPILSIN BU ACI DAYANILMAZ BİR HAL ALMAYA BAŞLIYOR!!! TÜM ŞEHİTLERİMİZ İÇİN '''VATAN SAĞOLSUN'''

    Bağlantı »

  11. Yazan: eftalya | Tarih: 26/9/2008
    Konu: çok güzel
    sayfanız çok güzel olmuş gerçekten özellikle de şarkıyı çok sevdik kimin, nerden bulabiliriz? bu ülke he ne kadar ipli kukla olsa da
    al kanların duaları olduğu sürece bölünmez.

    Bağlantı »

  12. Yazan: SEREFLİ TÜRK GENÇİ | Tarih: 9/7/2008
    Konu: ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ
    ASKER MEKTUPLARININ HEPSİ ÇOK GÜZEL
    OKURKEN GÖZYAŞLARIM SEL OLDU AKTI.
    BEN ŞU ANDA 17 YASINDA BİR GENÇİM VE ALLAH KİSMET EDERSE 3SENE SONRA BENDE ASKER OLCAM
    ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ


    NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!!!

    ATAM İZİNTEYİZ SEN RAHAT UYU

    Bağlantı »

  13. Yazan: isimsiz | Tarih: 11/5/2008
    Konu: ey türk genliği
    evet ey türk gençliği uyan!
    uyuduğumuz yeter, artık uyanma zamanı.meyhanelerden çıkıp şehit mezarlarını bir ziyaret edin.açın gözünüzü bir bakın başımızda ne haller var.elin oğlu başımıza çorap örmüş biz yatıyoruz.her gün şehit haberleri alıyoruz.tepkimiz şehadet günüyle sınırlı.ya sonra hayata devam. ama bir şehit olmasın diye değil.içim almıyor bu satırlarda yetmiyor bayrak için şehitler için lütfen uyanalım.

    Bağlantı »

  14. Yazan: hasan alp | Tarih: 23/3/2008
    Konu: bu vatanı parçalamak ALLAH'tan başkasına nasip olamaz....
    bu topraklarda yatan yiğitlerin yaptıkları ancak türke yakışır geçmiş tarihlerden bugüne iman dolu göğsüyle girdiği savaştan kaçmayan bütün şehitlerime ALLAH TAN RAHMET DİLERİM. MEKANLARI CENNET OLSUN...

    Bağlantı »

  15. Yazan: isimsiz | Tarih: 21/3/2008
    Konu: şehitlerimiz üzülmesin
    bizki türk efradı olarak ne mücadelerle düşman yenik düşürdük ama şimdi 1000 tane olmayan çapulçu bize tehdit saçıyor. buda yetmediği gibi kanla canla alınan bu topraklar şimdi keyfe keyfe parsel parsel satılıyor çok üzlüyorum allah sonumuzu hayır eylesin inşallah

    Bağlantı »

  16. Yazan: çerkeşli volkan | Tarih: 13/2/2008
    Konu: vatan
    okurken göz yaşlarımı tutamadım hepsi güzel olmuş teşekkür ederim bu türkiye türk lerindir kimse vatanımısa ve bayramıza yan bakamaz ve kafa tutamaz
    ben türk evladıyım.

    Bağlantı »

  17. Yazan: isimsiz | Tarih: 26/1/2008
    Konu: teşekkürler
    teşekkürler hepsi çok güzel

    Bağlantı »

  18. Yazan: Musatafa Kemalist Türk genci | Tarih: 25/1/2008
    Konu: Şerefli Türk genci
    : Arkadaşlar bu vatanı kurtarmak istiyorsak Mustafa Kemal Atatürk'ün ilkelerini yerine getirmeliyiz.Atam senin ilkelerini unuttuğumuzu sanıyorlar yanılıyorlar biz senin istediğin şerefli türk gençleriyiz.

    Bağlantı »

  19. Yazan: isimsiz | Tarih: 25/1/2008
    Konu: Türkgençliği
    Biz hepimiz şunu biliyoruzki bu vatan kaloy kurulmadı yani bu söz kısaca anlayıp geçilecek bir şey değil arkadaşlar,şu var ki bu vatan başta ulu öndeR Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere ve onun ilkeleri ile kurtarılmıştır.Arkadaşlar bu ülkeyi kurtarmak için ulu önder Mustafa Kemal Atatürk'ün ilkelerini ve onu ,anlayıp bu ülkeyi kurtarmamız gerekir.saygılarımla Musatafa Kemalist Türk genci,

    Bağlantı »

  20. Yazan: ahmet karakoç | Tarih: 23/10/2007
    Konu: ey şanlı ejdadımız
    bu şanlı ejdadımızın hakları ödönmez: ödeyemeyiz bari vatana hep beraber sahip çıkalımda kemıkleri sizlamasın türkiye cumhuriyeti nin bölünmez bütünlüğünü onlar kanlarıyla canlarıyla savundular bari bizlerde onlara layık olalım ve bırlık ıcınde olalım koruyalım türk ün türkden başka dostu olmadığını hep birlikde tekrar tekrar söyleyelim. ne zaman burayı zıyaret etsem ağlamadan duramam NE MUTLU TÜRK ÜM DİYENE

    Bağlantı »

  21. Yazan: atatürkçü | Tarih: 29/4/2007
    Konu: canım atatürküm
    sen bizim herşeyimizsin seni kaybetmek çok üzücü seni çooooooooooooooooooooooooooooooooooooooook seviyoruz bazı utanmazlar üstüne laf atıyorlar bu dayanılmaz bir şey bazen içimden sen atatürkçü değilsin diyeceğim geliyor senin yanına gelmek istiyorum sesini duymak istiyorum atatürküm

    Bağlantı »

  22. Yazan: nur funda tuncel | Tarih: 20/3/2007
    Konu: sözlerimin arkasındayım
    ben geçmişimizi okudukça bu günle bir kıyaslama yapmaya kalkıyorum.Ama her seferinde göz yaşlarımı tutamıyorum.Geçmişte türkler yani bizim asil atalarımız size layık mıyız ? günümüzde ne kavga eksik ne gasp ne edep kaldı ne haya kaldı can 5 kuruşa satılıyor. Artık ufacık çocuklar alet edilerek bütün herşeyi yapıyorlar.tertemiz zihinleri karıştırıyorlar.ülkemizde şehitlerimiz için çalışanlara ne mutlu ki bu her karış toprağında kanlar bulunan vatanımıza yaraşır işler yaparlar.ben daha 14 yaşında bir kızım bu kadar şeyi düşünebildiğime göre size sesleniyorum ey türkler türk ismine yakışır davranın ey analrım babalarım kardeşlerim abilerim ablalarım ben sözümün arkasındayım helal olmasın bu vatana layık olmayıp bu vatanda lokma yiyenlere çünkü atalarımız analarından,babalarından,kardeşlerinden, yarlarındanşsevdiklerinden bazıları çocuklarından vazgeçmiş bu söz uğruna ´´ya istiklal ya ölüm´´allah milletimizi korusun

    Bağlantı »

  23. Yazan: 17 YAŞINDA BİR GENÇ | Tarih: 16/3/2007
    Konu: atalarımız selam ve dua bekler
    o insanlar gençliğinden,anasından,babasından,canından cananından vazgeçmişler. peki biz vazgeçebilir miydik? bu soruyu ancak böyle insanlar olımlu yanıtlardı eğer sorulsaydı... Atam sen rahat ol böyle gençler yetiştirmişsiniz ve onlara örnek olmuşsunuz NE MUTLU SİZE ve ne mutlu bunu bilip anlatana....................... (ALLAH BU MİLLETİ HER TÜRLÜ DÜZENBAZLIKTAN KORUSUN VE YARDIM ETSİN.amin.)

    Bağlantı »

  24. Yazan: begonya | Tarih: 13/3/2007
    Konu: şehitler
    Bence bütün şehit mektupları çok güzel.Ben bu siteyi çok beyendim.Ama daha çok bilgi verebilir.

    Bağlantı »

  25. Yazan: isimsiz | Tarih: 11/3/2007
    Konu: şehitler
    inşallah bu terörislerde bizim çektimiz acıların 1000 katını çeker

    Bağlantı »

  26. Yazan: isimsiz | Tarih: 15/2/2007
    Konu: sağol...
    böyle siteler ve tarihini unutmayan böyle insanlar olduğunu gördükçe gözlerim doluyor... bugünde böyle bir olaya gözünü kırpmadan gidecek insanlar var hala diyorum... Allah'a şükür biz hala buradayız diyorum...

    ellerinize sağlık...

    Bağlantı »

  27. Yazan: isimsiz | Tarih: 26/12/2006
    Konu: şehit kanları boşa dökülmedi
    biz onları hiç unutmıcaz. onlar bizim gururumuzdu, onurumuzdu,en önemlisi
    açmadan solmuş, türkiyenin GELECEKLERİYDİ.

    Bağlantı »

  28. Yazan: onurlu1turk | Tarih: 28/7/2006
    Konu: Sağol..
    Mustafa Kemal Daha Sofya!da Ataşe iken Bulgarlara haddini bildirmişti. Bize de o gençlik lazım. Sağol Kardeşim.

    Bağlantı »


şehitler ölmez vatan bölünmez

Onlar, delikanlı çağında, millet ve vatan aşkıyla ellerine silah aldılar. Hepsi birer ana kuzusuydu ama tüfek kuşanıp da, bölücü kurşunlarına karşı göğüslerini siper ederken arslan kesildiler. Damarlarındaki kan “deli” gibi akarken tek düşünceleri vardı: Bin yıllık Türk yurdunu bölmek isteyen gafillere karşı durmak! Albayrağın gölgesinde nöbet tutarken can verip şehitlik mertebesine eriştiler img149/1954/test01ld5qo5.jpg
« Önceki :: Sonraki »

Image Hosted by ImageShack.us

Tedhiş ancak tedhişle mağlup edilebilir.Bu dünyada yalnız cesur ve azimli insanlar galip gelmiştir.Ve biz öyle kuvvetli,öyle asil,öyle yüce bir fikir için mücadele ediyoruz ki bu son damla kanımızı akıtıncaya kadar savunmaya layıktır.Aklın bittiği ve sustuğu yerde son karar savaşa aitir ve en iyi savunma hucumdur.

Bugun Türk bayrağını yakarak ,

Vatanima göz dikerek ,

mehmetciğime ates edederek mutlu olacaklarını sanan gafillere,

teröristlere  ve nankörlere sadece üç kelimelik bir mesajı var Türk Gençliği'nin

UNUTMAM,UNUTTURMAM,AFFETMEM

Buyuzden varız ŞEHİTLER ÖLMEZ

free web hit counter
Ne Mutlu Türk'üm Diyene