ERTUĞRUL FIRKATEYNİ
TÜRK ORDUSUNA GÖSTERMİŞ OLDUKLARI İLGİ VE ALAKADAN ÖTÜRÜ
OSHİMA HALKINA TEŞEKKUR EDER ,ŞEHİT OLAN ASKERLERİMİZE ALLAH'DAN RAHMET DİLERİZ
BAŞLATMIŞ OLDUĞUNUZ BU KARŞILIKLI SEVGİ BİZLER TARAFINDAN DEVAM ETTİRELECEKTİR.RUHUNUZ ŞAD OLSUN

Japon İmparatoru Mutsuhito
Ertuğrul’un mürettebat sayısı kaynaklarda farklı olarak karşımıza çıkmaktadır. Süleyman Nutku, subayların ismini ve sayısını ayrıntılı olarak verirken erlerin sadece sayısını vermekle yetinmiştir. 54 subay ve 553 er olmak üzere toplam 607 kişiden bahseder.
Ertuğrul Fırkateyni'nin hazin öyküsü ve kiraz ağaçları
II. Abdülhamid, 1887 yılında Japon İmparatoru'nun amcasının bir savaş gemisiyle İstanbul'u ziyaret etmesinin ardından, 1890 yılında Japonyaya yine bir savaş gemisi gönderilerek iade-I ziyaret yapılmasını emretmişti. Bu ziyaret için İstanbul tersanelerinde yapılan Ertuğrul Firkateyni seçildi. Firkateyn, hem yelken hem de makine ile hareket ediyordu. Ancak, üç direkli geminin Ana hareket vasıtası yelkendi. 600 beygir gücündeki makinesi de yardımcı bir itici kuvvet oluşturuyordu. 2 bin 400 ton ağırlığında, ahşap bir gemi olan Ertuğrul, 25 yaşındaydı. Yaklaşık 1 yıl önce ahşap kısımları tamir görmüştü. Ancak, makine ve kazanların alt bölümüne dokunulmamıştı.
Kafile Başkanı Albay Osman Bey, gemi komutanı DA Yarbay Ali Beydi. Gemide özel olarak seçilen 56 sı subay toplam 607 kişi vardı. O yıl Bahriye Okulunu bitiren genç teğmenlerin tamamı DA gemiye alınmıştı.
Gemi II. Abdülhamidin Japon İmparatoruna armağanı murassa, mücevherli imtiyaz nişanı ve diğer hediyeleri götürecekti. Ayrıca, o yıl Bahriye Mektebinden mezun olan teğmenler bu uzun gezide tecrübelerini artırmaları hedeflenmişti. Aynı zamanda Osmanlı Devletinin denizlerde bitmediği gösterilecek ve sömürgeci devletlere karşı bayrağı okyanuslarda dalgalanacaktı. Geminin Japonyaya kadar olan yolculuğunda uğradığı ülkelerdeki Müslüman halkların DA sahipsiz olmadığı bu seyahatle vurgulanacak, Halifenin dünyanın her tarafındaki Müslümanlarla doğrudan ilgilendiği ilan edilecekti.
Firkateyn yolculuğuna devam ederken Kafile Başkanı Albay Osman Bey de Amiralliğe terfi ettirilmişti.
14 Temmuz 1889da İstanbuldan yola çıkan Ertuğrul Firkateyni, çeşitli limanlara uğrayarak seyahat ediyordu. Kafile, uğradığı ülkelerin halkları ve Müslümanlar tarafından görkemli sevgi gösterileriyle karşılanıyordu. Gemiyi kimi zaman binlerce kişiden oluşan gruplar ziyaret ediyordu. Tam 11 ay sonra Firkateyn Japonyaya ulaştı. Japonyanın Yokohama Limanına varıldığında tarih 7 Haziran 1890ı gösteriyordu. Bu, aynı zamanda Osmanlının Japonya ile diplomatik ilişkilerinin başlangıcıydı.
Ertuğrul Firkateyni Tokyoya geldiğinde Japon İmparatoru, Türk amiralini ve heyetini çok görkemli bir şekilde karşıladı. Şehir halkı Türk amiralinin saray arabası ile imparatorun yanına gidişini müthiş bir sevgi gösterisi ile takip etti. Heyet, Japon İmparatoru ile görüştükten sonra imparatoriçe tarafından Kabul edildi ve Tokyoda günlerce adından bahsettirdi.
Sonunda ayrılık zamanı gelmişti. Ertuğrul Firkateyni, 3 aylık Japonya ziyaretini tamamlayıp 16 Eylül 1890da Yokohama Limanından ayrıldı. Kushimoto açıklarında müthiş bir fırtınaya yakalanan Ertuğrul Firkateyni, kayalara çarparak battı. Amiral Osman Bey dahil olmak üzere 587 denizcimiz hayatını kaybetti.
Ertuğrul Firkateyni?nin yolculuğu, trajik bir faciayla bitse bile Türk-Japon halklarını yakınlaştırdı. Yöre halkı, kazadan kurtulanlara büyük yardım ve yakınlık gösterdi. Torajiro Yamada isimli bir Japon, şehit yakınları ve kazazedeler için kampanya düzenledi. Toplanan para, aynı genç tarafından dönemin padişahına teslim edildi.
Oşimo Adasının içerisinde bir kasaba olan Kushimoto, bugün Mersin ve Yakakent ile kardeş şehirdir. Ada halkı aradan geçen yıllara rağmen üzücü olayı unutmadı. Türkiyeyi ve Türkleri yakından tanıyan yöre halkı, Türkleri çok seviyor.
Yöre halkından Hiroshi Fukushima, kazadan kurtulanları Kaşino koyundaki fenerin yanında evi olan Bay Takanonun fark edip hemen koy sakinlerine habeer verdiğini belirterek, Köy sakinleri yaralılara bakmış, yiyecek giyecek konusunda yardımcı olmuş" diyor. Aynı kasabada yaşayan Yoriyo Hamaguci ise, şunları söylüyor: "Firkateynin burada batışı acı bir olay AMA iki ülke arasında şu anki dostluk köprüsünü oluşturdu. Türkiyeden gelen çok sayıda misafirle tanışıyoruz."
Kazada ölenlerin anısına bölgede Şehitlik Anıtı yapıldı. İlk anıt Japonlar tarafından 1891de dikilirken, 1929 yılında yine Japonlar tarafından genişletildi. Şehitlik Anıtını 3 Haziran 1929 tarihinde Japon İmparatoru DA ziyaret etti. 1937de Türkiye tarafından restore edilen anıt önünde her yıl düzenli olarak yapılan anma törenlerine, Tokyo Büyükelçiliği Askeri Ataşesi de katılıyor.
Bugün Kushimatoda bir de müze de bulunuyor. 1974 yılında inşa edilen "Türk Müzesi"nde Ertuğrul Firkateyninin maketi ve gemideki asker ve komutanların fotoğraflarıyla, heykelleri bulunuyor. Müzeyi Türkiyeden gelen yüzlerce kişi ve çok sayıda Japon vatandaşı ziyaret ediyor.
Bu hazin olay şimdi aklına nereden geldi diye soracaksınız. Geçtiğimiz hafta aldığım bir davet tüm bunları hatırlamama neden oldu. Japon Sakura (Kiraz Ağacı) Vakfı, 1890 yılında Japonya yakınlarında batan ve 587 deniz piyademizin şehit olduğu Ertuğrul Firkateyni anısına, İstanbulda bulunan Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesine 587 kiraz ağacı dikti. Bu ağaç dikim törenine beni de davet etti. Ertuğrul Firkateyninin anısına daha önce kazanın olduğu bölgede Şehitlik Anıtı inşaa Eden Japonlar, Türk şehitlerini şimdi de kendileri için büyük önem taşıyan ve özel anlamlar yükledikleri kiraz ağaçları ile sonsuzluğa taşıdılar. Kiraz ağaçları Japonlar için çok özel anlamlar taşıyor. Kiraz ağaçları çiçek açmadan baharın geldiğine inanmayan Japonlar, ağaçların çiçek açması ile birlikte bahar ayını karşılıyor. Kiraz ağaçları Japon kültüründe aşkı ve tutkulu sevgiyi simgelemesinin yanı sıra baharı, tazeliği ve yenilenmeyi de müjdeliyor. Ali Nihat Gökyiğit Vakfı desteği ve TEMA Vakfı işbirliğiyle gerçekleştirilen bu değerli ağaçların dikim töreninde duygu dolu anlar yaşandığını belirtmeme herhalde gerek yok.
(Nuray Mestci)
ERTUĞRUL FIRKATEYNİ


ŞEHİTLİK ANITI

Japon'lar tarafından yapılan şehitlik anıtı .
Japonyada dikilen anItın Mersinde bulunan benzeri

1974 yılında inşa edilen "Türk Müzesi"nde Ertuğrul Firkateyninin maketi ve gemideki asker ve komutanların fotoğraflarıyla, heykelleri bulunmaktadır

Osmanlı Sultanı II. Abdulhamid'in Japon İmparatoru Mutsuhito'ya hediye etmek için gönderdiği Nişanlar



KAZANIN GERCEŞLEŞMİŞ OLDUĞU OSHİMA BÖLGESİ

JAPONLAR ERTUĞRUL FACİYASINI ARASTIRDI
Japonya'nın Toyo Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nobuo Mısawa, ülkesindeki kaynaklardan yararlanarak Ertuğrul Fırkateyni faciası ve ardından yaşananları araştırdı. Mısawa, 15. Türk Tarih Kongresi'nde sunduğu araştırmasında, kaymakamlık hatırası, valilik raporu, Dışişleri Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Posta ve Telgraf Bakanlığı, Deniz Kuvvetleri Bakanlığı ve saray belgeleri ile Japonca dergi ve gazetelerde yer alan faciaya ilişkin bilgileri değerlendirdi.
Araştırmada, Osmanlı Sultanı II. Abdulhamid'in Japon İmparatoru Mutsuhito'ya nişan hediye etmek için gönderdiği Ertuğrul Fırkateyni'nin, 16 Eylül 1890 tarihinde, kontrolden çıkarak Oshima Adası (Büyük Ada) kayalıklarına çarptıktan sonra battığı belirtiliyor.
Kazada ölen Türk denizci sayısıyla ilgili çelişkili rakamların bulunduğu anımsatılan araştırmada, Japon kaynaklara göre ölü sayısının, geminin hareketinden önceki mürettebat sayısından yola çıkılarak 495-497 olduğu kaydediliyor.
Araştırmada, Japon köylülerinin, kazanın ertesi günü arama kurtarma çalışmalarına katıldıklarına, yaralıların 4 doktor tarafından tedavi edildiklerine yer veriliyor.
Kazanın Japon gazetelerinde 18 Eylül'de habeer olduğu belirtilen araştırmada, kazanın oluş tarihine yönelik farklılıkların kaynağında, haberlerin tarihinin esas alınması yattığına işaret ediliyor.
Araştırmada ayrıca, bazı Japon gazetelerinin kazada ölenlerin yakınları ve yaralananlar için yardım kampanyası başlattıkları bildiriliyor.
Kazada ölenlerin Japon İmparatoru'nun misafirleri olması nedeniyle gazetelerin konuya özel bir önem verdikleri vurgulanan araştırmada, yardım kampanyalarının gazetelerin birinci sayfalarında yer aldığı kaydediliyor.
Araştırmada, ilkokulda okuyan Japon öğrencilerin de aralarında para toplayarak yardım kampanyalarına katıldıkları ifade ediliyor.
Kampanyalarda, bugünkü değeriyle yaklaşık 400 bin YTL toplandığı belirtilen araştırmada, bu paranın daha sonra İstanbul'a gönderildiği bilgisine yer veriliyor.
Düzenleme
Murat COSGUNER














0 MESAJ BIRAKILMIŞTIR