ŞEHİT NEDİR? - ŞEHİTLER OLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ - Blogcu


Ordumuz, Türk birliğinin, Türk kudret ve kaabiliyetinin, Türk vatanseverliğinin çelikleşmiş bir ifadesidir

BELİRLİ GÜN VE HAFTALAR


8/5/2006

ŞEHİT NEDİR?

Şehit Allah’ın huzurunda diri olarak hazır bulunup rızıklanacağı ve cennete gireceğine şehadet olunduğu için bu adı almıştır. Kur’an-ı Kerim’de şehitler hakkında şöyle buyurulur:

“Allah yolunda öldürülenlere (şehitlere) ölüler demeyin. Bilakis onlar diridirler. Lakin siz onu anlayamazsınız.” (Bakara, 154)

  Müslümanları, düşmanlarına üstün kılan en mühim esaslardan biri "ölürsem şehidim, kalırsam gazi..." inancıdır. Bu durum, ayette "iki güzelden biri" şeklinde ifade edilmiştir. (Tevbe Sûresi, 52) Yani, mü'min için savaşta iki güzel neticeden biri vardır: Ya galip gelecek, ya şehit olacaktır

 

Allah yolunda, dini, canı, malı, namus ve şerefi, vatan ve milleti

uğrunda ölenlere şehit denir. Bu hususta Kur’an-ı Kerim’de Allah Teâlâ:

“Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz, onlar ölü değil,

diridirler, fakat siz (o yüksek hayatın) farkında değilsiniz.” (Bakara,

154) buyurmaktadır.

            Peygamber Efendimiz (s.a.s.) de hadisi şeriflerinde; “Hiç kimse

Cennet’e girdikten sonra bütün dünyaya sahip olsa bile tekrar dünyaya 

dönmek istemez, yalnız şehitler kendilerine verilen nimetler sebebiyle

dünyaya dönüp on defa şehit olmayı arzu ederler. (Buhârî, Cihad, 6)

“Şehitleri al kanları ile, kanlı elbiseleri ile gömünüz. Allah yolunda

yaralananların damarlarından kan akar, onların rengi kan rengidir.

Fakat kokusu misk kokusudur.” (Muvatta, 2-463) buyurmaktadır.

            Milletimizin şanlı tarihinde çok muhteşem zaferleri vardır. 26

Ağustos 1071 yılında Anadolu’nun kapılarının milletimize açılmasına

sebep olan Malazgirt Zaferi ve bu yıl 81. yıl dönümünü idrak edeceğimiz

30 Ağustos Zafer Bayramı tarihimizde çok büyük önemi hâizdir.

Müslüman milletimizi zaferden zafere koşturan, tarih sayfalarını

kahramanlık destanları ile süsleten sebep, vatana hizmet etmek ve şehit

olmak arzusudur. Büyük bir felaket olan haçlı ordularını bu ruh ve

heyecan durdurmuştur. Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ün

önderliğinde ecdadımız, 30 Ağustos 1922’de Dumlupınar Meydan

Savaşı’nı kazanarak, ülkeyi düşmandan kurtarmıştır.

Bu nedenle her karış toprağı şehit kanlarıyla yoğrulan vatanımızın

kıymetini çok iyi bilmemiz gerekiyor.

 

Millî şairimiz Mehmet Akif Ersoy İstiklâl Marşı’nda:

“Bastığın yerleri toprak diyerek geçme tanı

Düşün, altındaki binlerce kefensiz yatanı

Sen şehit oğlusun, incitme yazıktır atanı

Verme dünyaları alsan da, bu Cennet vatanı” demiştir.

           

            Bunun için vatanı sevmek, gerektiğinde vatanımızı düşmandan

korumak için savaşmak ve bu uğurda canımızı seve seve vermek kutsal

bir görevdir. Vatanını seven, toprağını işler, yollarını yapar, ormanlarını

korur, camiler, okullar, hastahaneler yapar, göğe yükselen minarelerin

yanında fabrika bacalarını da yükseltir. Böylece hem manevî hem de

maddî kalkınmayı birlikte gerçekleştirir. Yurdunu seven, milletine

hizmet etmeyi şerefli bir  görev bilir. Sevgili Peygamberimiz; “İnsanların

hayırlısı, insanlara faydalı olandır.” (Müslim, c. 2, s. 45) buyurmuştur.

            Dinimizde vatan sevgisinin önemi şu cümlede özetlenmiştir:

“Vatan sevgisi imandandır.” (Age., c. 7, s. 32) İşte bu şuur ve anlayışla

ay yıldızlı bayrağımızın gönderde dalgalandığı, ezanların minarelerden

çınladığı Anadoluyu, bize ebedî vatan yapan ecdadımızı rahmetle

anıyoruz. Malazgirt’te, Çanakkale’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da topla,

tüfekle istiklâl ve hürriyetimizi elimizden alamayanlar, günümüzde

kaleyi içten fethetmenin yolunu aramaktadırlar. Özellikle milletimizin

arasına çeşitli vesilelere sokulmak istenen ayrımcılıkların hepsi, esasen

bu sinsi oyunların bir parçasıdır.

            Öyleyse bize düşen, tarihî hadiselerden ibret alarak uyanık olmak,

bu hâin oyunlara gelmemektir. Yüce dinimizin bizden istediği birlik,

beraberlik, kardeşlik, sevgi, saygı ve hoşgörü içerisinde; vatanımızın

imarı, gelişmesi ve güçlenmesi için hep birlikte gayret göstermeliyiz.

Bunu başarabildiğimiz takdirde geleceğimize güvenle  bakabilir ve

kanları ile bu vatanı sulayarak bizlere emanet eden, şehitlerimizin ve

gazilerimizin ruhlarını şâd etmiş oluruz. Bu vesile ile canlarını feda

ederek miletimize hür bir vatan bırakan aziz şehitlerimizi ve

gazilerimizi rahmetle anıyoruz.

           

            Büyük şairlerimizden Yahya Kemal, ordumuz ve milletimiz için ne

güzel söylemiştir:

“Şu kopan fırtına Türk ordusudur Ya Rabb

Senin uğrunda ölen ordu, bu ordudur Ya Rabb

Ta ki yükselsin ezanlarla müeyyed namın

Galip et, çünkü bu son ordusudur İslâm’ın.”

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

KONU İLE İLGİLİ GÖRÜŞLERİNİZİ YAZINIZ! :: Arkadaşına Gönder!

2 MESAJ BIRAKILMIŞTIR

  1. Yazan: YEŞİM | Tarih: 18/3/2008
    Konu: ŞEHİTLERLE İLGİLİ
    ŞEHİTLER NAKADARDA UGRAŞMIŞLAR DİMİ

    Bağlantı »

  2. Yazan: psikolojikdanismanasu | Tarih: 14/5/2006
    Konu: selam
    yorum varmış gibi gözükmesi bendede oluyor yorum var uyarıyor okumak için açıyorsun seni yorumun olduğu sayfaya götürüyor biliyorsun orda okuyup onaylıyoruz ama tekrar yönetim paneline dönünce orda en son onayladığın yorumlar için tekrar yorum var onay bekliyor diyor yani hem yönetim panelinde hemde sayfada iki kere onay veriyoruz ikinci verişinde yorum yok yazması ondan dediğin kişide sayfanda ekli gözüküyor kaldırmak mı istedin ne oldu anlamadım arkadaşım bölümünden seç ismini kaldır olmuyormu hem işaretle hemde kaldır denilen yere bas olmazsa forumlara gir orda sor yardım eden olur bende çok anlamıyorum umarım bildiklerim işine yarar hoşçakal kardeşim birde siteyi hacledilermi diyorsun şifren hala aynı giriyosan sanmam eğer senin yazmadığın birşeyler çıkarsa sayfada ozaman olmuştur ama hacleyenler önce şifre değiştiriyor ele geçtiği öyle anlaşılır bence sanmam ama yinede tedbirli olmak lazım millet oyun haline getirmiş bu işleri olurmu olur görüşürüz

    Bağlantı »


şehitler ölmez vatan bölünmez

Onlar, delikanlı çağında, millet ve vatan aşkıyla ellerine silah aldılar. Hepsi birer ana kuzusuydu ama tüfek kuşanıp da, bölücü kurşunlarına karşı göğüslerini siper ederken arslan kesildiler. Damarlarındaki kan “deli” gibi akarken tek düşünceleri vardı: Bin yıllık Türk yurdunu bölmek isteyen gafillere karşı durmak! Albayrağın gölgesinde nöbet tutarken can verip şehitlik mertebesine eriştiler img149/1954/test01ld5qo5.jpg
« Önceki :: Sonraki »

KONUK DEFTERİ

Image Hosted by ImageShack.us
UYARI:Konuk defterinde bu sitenin kendisine ait olduğunu iddaa eden ve mail adreslerini yollayan kişilere itibar etmeyiniz.Mesaj kutusunda bulunan eposta/adres alanını doldurmak zorunda değilsiniz aksi takdirde kötü niyetli kişiler tarafından rahatsız edilebilirsiniz..

Tedhiş ancak tedhişle mağlup edilebilir.Bu dünyada yalnız cesur ve azimli insanlar galip gelmiştir.Ve biz öyle kuvvetli,öyle asil,öyle yüce bir fikir için mücadele ediyoruz ki bu son damla kanımızı akıtıncaya kadar savunmaya layıktır.Aklın bittiği ve sustuğu yerde son karar savaşa aitir ve en iyi savunma hucumdur.

Bugun Türk bayrağını yakarak ,

Vatanima göz dikerek ,

mehmetciğime ates edederek mutlu olacaklarını sanan gafillere,

teröristlere  ve nankörlere sadece üç kelimelik bir mesajı var Türk Gençliği'nin

UNUTMAM,UNUTTURMAM,AFFETMEM

Buyuzden varız ŞEHİTLER ÖLMEZ